hasan ait blog - CevapNedir  
Teknoloji | Kültür Sanat | Bilim | Ekonomi | Spor | Sinema | Donanım


Haziran 2009



TORBALI - ÇAYBAŞI HAT NO : 724

30/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 
HAT NO : 724
TORBALI - ÇAYBAŞI
ŞEHİTLER-EĞERCİ
İş Günleri Cumartesi Pazar / Tatil
TORBALI Kalkış ÇAYBAŞI Kalkış
6:00 6:30
6:30 7:00
7:00 7:30
7:30 8:00
8:00 8:30
8:30 9:00
9:00 9:30
9:30 10:00
10:00 10:30
10:30 11:00
11:00 11:30
11:30 12:00
12:00 12:30
12:30 13:00
13:00 13:30
13:30 14:00
14:00 14:30
14:30 15:00
15:00 15:30
15:30 16:00
16:00 16:30
16:30 17:00
17:00 17:30
17:30 18:00
18:00 18:30
18:30 19:00
19:00 19:30
19:30 20:00
20:10 20:40
21:10 21:40
TORBALI Kalkış ÇAYBAŞI Kalkış
6:00 6:30
6:30 7:00
7:00 7:30
7:30 8:00
8:00 8:30
8:30 9:00
9:00 9:30
9:30 10:00
10:00 10:30
10:30 11:00
11:00 11:30
11:30 12:00
12:00 12:30
12:30 13:00
13:00 13:30
13:30 14:00
14:00 14:30
14:30 15:00
15:00 15:30
15:30 16:00
16:00 16:30
16:30 17:00
17:00 17:30
17:30 18:00
18:00 18:30
18:30 19:00
19:00 19:30
19:30 20:00
20:10 20:40
21:10 21:40
TORBALI Kalkış ÇAYBAŞI Kalkış
6:00 6:30
6:30 7:00
7:00 7:30
7:30 8:00
8:00 8:30
8:30 9:00
9:00 9:30
9:30 10:00
10:00 10:30
10:30 11:00
11:00 11:30
11:30 12:00
12:00 12:30
12:30 13:00
13:00 13:30
13:30 14:00
14:00 14:30
14:30 15:00
15:00 15:30
15:30 16:00
16:00 16:30
16:30 17:00
17:00 17:30
17:30 18:00
18:00 18:30
18:30 19:00
19:00 19:30
19:30 20:00
20:10 20:40
21:10 21:40

torbali, caybasi, hat

guncel



Kastamonu Üniversitesi

27/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 

Kastamonu Üniversitesi, Kastamonu ilinde bulunan devlet üniversitesi.Üniversite; 1 Mart 2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla 5467 sayılı kanunla kurulmuştur.Kastamonu'da bulunan fakülte ve yüksekokullar Gazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi'nden ayrılararak Kastamonu Üniversitesi adı altında toplanmıştır ve üniversite 2006-2007 öğretim yılında faaliyete başlamıştır.

Üniversitede toplam 6.672 öğrenci öğrenim görmekte olup, 163 Akademik Personel ve 159 İdari Personel görev yapmaktadır. Kuruluş ve yapılaşma çalışmaları hızla sürmekte olan Kastamonu Üniversitesi, şu anda 3 Fakülte, 2 Yüksekokul, 1 Meslek Yüksekokulu, 2 Enstitü ile eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir. Üniversite Senatosunun kararı, Yüksek Öğretim Kurulunun olumlu görüşüyle; İletişim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ile Abana, Araç, Bozkurt, Cide, İnebolu, Taşköprü ve Tosya ilçelerine Meslek Yüksekokulu açılması çalışmaları sürdürülmektedir.

Üniversitenin ana yerleşkesi, Daday Yolu 3.Km'de bulunan "Kuzeykent Yerleşkesi”dir. Yerleşke içerisinde 1 Meslek Yüksekokulu binası, 1 Konferans Salonu binası, 1 Kapalı Spor Salonu binası, 6 Laboratuar ve Atölye binası, 1 Sosyal Tesis binası, açık spor sahaları ve daha önce yurt olarak hizmet veren daha sonra Rektörlük İdari Birimlerine tahsis edilen 2 bina bulunmaktadır. Yerleşke alanı yaklaşık 600 dönüm’dür, Ayrıca Kastamonu Valiliği ve Belediye Başkanlığınca ortaklaşan yürütülen çalışmalar sonucunda yerleşke alanının 1400 dönüme çıkarılması planlanmış ve bu konuyla ilgili çalışmalarda sonuç aşamasına gelinmiştir.

Kurucu rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç'tır. Şimdiki rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay'dır.2007-2008 Eğitim Öğretim döneminde Tıp Fakültesi de eğitime başlamış fakat olanaklar yetersiz olduğu için 2 öğretim dönemi boyunca faaliyetlerini Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde sürdürecek ve 2009-2010 öğretim yılından itibaren Kastamonu Üniversitesi bünyesine alınacaktır. Üniversite, çalışmalarına hızla devam etmektedir.Üniversitelerarası kurula Erasmus beyannamesi başvurusu, Kasım 2007'de yapılmış ve 2008 yılında bu başvuru kabul edilmiştir.2009 güz döneminde ilk öğrenci değişimleri yapılacaktır.Ayrıca bütün fakülteleri Kuzeykent Kampüsü'nde toplama projesi de devam etmektedir.Proje çizimleri 2009 gibi hazırlanıp çalışmalar başlayacaktır.Daha sonra Eğitim Fakültesi başta olmak üzere tüm Fakülteler Kampüs alanına taşınacaktır.

kastamonu, universitesi

guncel

 

Kastamonu Halk Kültürü

18/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 

HALK MÜZİĞİ VE HALK OYUNLARI

İle göç olmadığından halk müziği ve geleneksel oyunlar yöre özelliklerini yansıtır. Oyunlar zeybek türündedir. Seyirlik oyunlar, çocuk oyunlarında da öbür illere göre çeşitlilik görülmez.

HALK MÜZİĞİ: Köklü bir müzik kültürü olan Kastamonu uzun havaların kuzeydeki son durağıdır.

İlde iki resmi derleme yapılmıştır. 1928'de İstanbul Belediye Konservatuvarı adına yapılan ilk derlemeyi Yusuf Ziya, Ekrem Besim, Muhittin Sadak ve Ferruh Arsunar gerçekleştirmiştir. 1948'de Ankara Devlet Konservatuvan'nca yapılan ikinci derlemede Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza Yetişen yer almıştır.

Derlenen ezgiler üzerinde yapılan araştırma, yörede köklü bir müzik geleneği yaşandığını göstermektedir. İnsanî, Âşık Kemâli, Âşık Meydânı, Feyzi Berkıya, Kırnaoğlu, Âşık Hasan, Ozanoğlu, Yorgansız Hakkı gibi âşıkların yetişmiş olması da âşıklık geleneğinin sürdüğünü göstermektedir. Sazın, koşma, divan, satranç, kalenderi, semai, müstezat, destan gibi nazım türlerine eşlik etmesi şiire ayrı bir hava kazandırmaktadır.

Sözlü halk ezgilerinin konulan çeşitlidir. Bunlar arasında yiğitlemeler, koçaklamalar, gemici havaları, elpük koşması, yelpük koşma, topal koşma, zil havası, aşağı imaret, çırdak, yarım çırdak, dokumacı türküleri, düğün havaları, güzellemeler, esnaf türküleri, Çanakkale türküsü, kınalı keklik, kına havaları, meydan havaları vb sayılabilir. Bu türküler. Kerem, Kandilli Kerem, Kalenderi, Garip, Bozlak, Tatyan Kerem, Misket, Yahyalı Kerem ayaklarında çalınıp söylenmiştir.

Halk oyunları, zeybek ve kaşık oyunları türündedir. Davulla oynananlar da vardır. Karayılan bunların en bilinenidir. İnebolu dolayları gemici türküsünün özel bir oyunu da vardır. Tekneleri sahile çekme gösterisi olarak nitelendirilen bu oyunda küreğin suya değişi, suda devinimi ve kürek sesleri ritim ve ezgiyle verilir. Geleneksel el sanatlarından dokumacılık ve bakırcılık da türkü tere yansımıştır. Halı dokuma türküsünde tezgâh; demirci-bakırcı-kalaycı türküsünde ise çekiç sesleri ritmi oluşturur.

Kastamonu'da uzun havaların çoğu ritmik ezgiye bağlanır. Sepetçioğlu ve Yıldız bunlardandır.

Yörede en yaygın usuller 2 zamanlıdan başlar. 4-5 zamanlı ezgiler ve 9 zamanlı ezgilerin değişik tipleri görülür.

3 + 2 + 2 + 2 = 9 + 3 + 2 + 2 = 9, 2 + 2 + 3 + 2 = 9, 2 + 2 + 2 +3= 9

düzenleri yörede yaygındır.

Yörenin Ünlü Türküleri: İndim Dereye Beklerim, Evlerinin Önü Meşedir, Evlerinin Önü Tozluk, Evlerinin önü Nane, Kahvenin Önünde Beyler Bahçesi, Sepetçioğlu, Üç Kız İdik, Toprak Köprü, Şu Dere Aşmak İster, Turna, Çıkabilsem Şu Yokuşun Başına, Köprünün Altı Diken, Geyik, Sabahın Seher Vakti, Yüksek Minare, Çayır Çıktı, Çırdak, Konaklar Yaptırdım, İlgaz'ın Altı, Yeni Kapı, Mehmedim, Kara Koyun, Ayşe, Ocak

Başında Mana, Yel Eser, Hürmüz Gelin, Ördek İsen Göle Gel, Köroğlu, Aşağı İmaret, Topal Koşma, Elpük Yelpük Koşması, Yaş Nane, Varın Bakın, Bismillahi Başlayalım, Sisli Kaya, Çanakkale İçinde Vurdular Beni, Ziller Kismen Kızı, Tiridine, Gıydevanın Kızları, Demirciler, Üç Güzel Oturmuş, Beyler Bahçesi, Kınalı Keklik, Kara Koyun Yayılır, Gökçeoğlu yöreden derlenmiş türkülere, Yıldız, Bülbül, Dağlar da uzun havalara örnektir.

Halk Müziği Araçtan: Tezeneli sazlardan meydan sazı. bağlama, cura yaygındır. Son zamanlarda tambura yanında "bulgari" denilen saz da çalınmaya başlamıştır. Türkiye Radyoları'nda divan sazını ilk çalan Kastamonulu sanatçı Âşık Mümin Meydani’dir. Yurttan Sesler Korosu'nun ilk bağlama sanatçısı İnebolulu Sarı Recep de yine bu yöredendir. Yaygın yaylı sazlar, kemane, kemence ve tırnak kemanesidir. Tırnak kemanesi Türk sanat müziğinde kullanılır. Üflemeli sazların başında zurna gelir. Dilli büyük kavallar, çoban düdükleri de yaygındır. Davul, tef, zil ve kaşık gibi vurmalı sazlar çalınır.

GELENEKSEL OYUNLAR: Kastamonu halk oyunları yalın görünümlüdür. Bunda kentin göç almaması ve çevre illerle ilişkisinin zayıf olması etkendir. Seyirlik oyunlar ve çocuk oyunları ise öbür illerdeki oyunlara benzer.

Geleneksel Halk Oyunları: Kastamonu ve yöresi zeybek bölgesidir. Kıyı kasabalarındaki oyunlar ise horon et kisindedir. Çevre köylerde davulla oynanan köçek havalarına merkezde rastlanmaz.

Zeybek: Kastamonu'da zeybek, düğün nişan törenlerinde, ulusal bayramlarda, eğlence günlerinde oynanır. Genellikle erkeklerin oyunlarına davul-zurna eşlik eder. Kıyı kasabalarında denize, donanmaya ilişkin sözlerle, devinimlerle oynanan oyunlar da vardır. Kastamonu ve çevresinde zeybeklerin sözlü bölümlerinde oynanmaz. Oyun aralarında davulcular ortaya çıkarak beceri gerektiren değişik devinimlerle tek kişilik gösteriler yaparlar. Bu gösteri oyuncuların dinlenmesine olanak sağlar. Davulcu yerini alırken oyuncular da yeni bir zeybeğe geçer.

Yöre zeybeklerinin en bilinenleri şunlardır: Aşağı tmaret. Ben Tefimi, Beyler Bahçesi, Bütün Çırdak (Çıtırdak, Çığır-dak). Yarım Çırdak, Çeliktendir, Qçekdağ, Dere Bekleyen, Erencik, Genç Osman, Hendek, Heyamola, Kara Kuzu Havası, Karanfil Oyunu, Kınalı Keklik, Mendan, Oturak Havası, Rakı İçtim, Sepetçioğlu, Topal Koşma, Kolbastı, vb.

Bunlardan bir bölümü şöyle oynanır:

Sepetçioğlu Zeybeği: Yörenin en yaygın zeybeğidir. 4-6 kişiyle oynanır. Tüm devinimler yiğitlik gösterisi biçimindedir. Birde öyküsü vardır:

Sepetçioğlu Osman Efe, Araç llçesi'nin Boyalı Bucağı'nda doğmuş, sepetçilikle geçinen bir Yörük gencidir. Bir anlatıya göre, Isfendiyaroğulları soyundan Hamza Bey, başka bir anlatıya göre Rüstem ya da Ali Bey, ağır vergilerle halkı ezmekte, haraca kesmektedir. Bir gün beyin adamları Sepetçioğlu Osman'dan bir haftada 100 sepet yapmasını isterler. Osman, bunun olanaksızlığını anlatırsa da dinletemez. Buyruğa karşı gelmiş sayılarak beye götürülür. Osman koltuğunun altına sakladığı saldırmayla (hançer) beyi öldürür. Yakalanıp zindana atılır. Bir yolunu bulup kaçar. Arac'ın Gülpü Dağı'na çıkar, beyin adamlarıyla tek başına savaşır. Beyin yerine geçen oğlu da halkı ezmektedir. Osman, köydeki sözlüsüyle evlenmiştir. Kastamonu Beyi, Osman'ın yaşlı anasını, karısını yakalatır. Osman gelip teslim olmazsa onları öldüreceğini duyurur. Gizlice beyin odasına giren Osman, anasını, karısını kurtarıp dağa götürür. Beyin adamları ardındadır. Kuşatılan Sepetçioğlu, yiğitçe savaşırsa da anası ve karısıyla birlikte öldürülür.

Bir anlatıya göre ise, beyin kızını kaçırdığı için sarılıp, yaralanmıştır. Kız da isyancı sayılıp hapse atılmıştır. Osman yakalanarak, İstanbul'da yargılanmış ve idam edilmiştir. Başka bir anlatıdaysa Padişah'ın Sepetçioğlu'nu bağışladığı söylenir.

Oyunun tüm devinimleri, Kastamonu uşağının ağırbaşlılığını, uysallığını, yürek bütünlüğünü, kötülerle savaşımını, haksızlıklara karşı çıkarak ölümü bile göze almasını simgeler.

Oyun üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde türkü söylenerek yürünür. Sonra ağır, zaman zaman karşılıklı oyunlar oynanır. İkinci bölümde türkü sürerken oyun durur, sonra yeniden başlar. Bu bölümde diz kırmalar, sekmeler, el vuruşlar çoktur. Üçüncü bölüm yine türküyle başlar, karşılıklı el vurmalar, sekmeler, yerde yapılan devinimlerle sürer. Oyunun türküsü şöyledir:

Sepetçioğlu bir ananın kuzusu

Hiç gitmiyor yüreğimden efem de sızusu vay vay

Böyleymiş alnımızın yazısu

Yassıl dağlar yassıl aslan efem de geliyo haydah

Gidelim Kışla önüne aşağı

Salıvermiş ince belden kuşağı

Yaman olur Kastamonu uşşağı

Yol verin efem dumanlı dağlar oy

Yaslan Sepetçioğlu dağlara yaslan

Laleli çimenli dağlara yaslan

Analar doğurmaz sen gibi aslan

Eğil dağlar eğil efem de geliyor haydah

Seslen Sepetçioğlu efece seslen

Laleli çimenli dağlara yaslan

Analar doğurmaz sen gibi aslan

Yassıl dağlar yassıl Osman efem de geliyor

vay vay (...)

Çırdak (Çıtırdak, Çığırdak): Erkek oyunudur. Devinimler Sepetçioğlu Zeybeği'ne benzer. Türküsü de vardır. Küre ilçesinin Çırdak Köyü'ne yapılan bir baskın olayı üstüne yakılmıştır. Üç bölümden oluşan oyunun bolüm başlangıçları türkülüdür. Zeybeklere özgü sekmeler, el vurmalar, diz vurmalar, ortaya geliş gidişler biçiminde oynanır. Türküsü şöyledir:

Şu Çırdaktan da baskun geliyor

Aman baskun da değil dostun geliyor

Kaygusuz avrat, hepdeyive kaygusuz avrat

Şu çırdaktan da gece meçe geçtim

Aman garlı buzlu sular mular içtim

Saygusuz yarim,hop deyiveıkaygusuz yarim

Nazlı yardan aman tez mi geçtin

Yuvarlağım toparlağım da kak gidiverdim

Cıvarayı feneri de yak gidiverelim

Kaygusuz yarim

Şu çardağın ekinleri

Aman top top olmuş da kakülleri

Saygusuz yarim hop deyive kaygusuz

… yarim

SEYİRLİK OYUNLAR, ORTAOYUNLARI

Kastamonu'da seyirlik oyunlar ve ortaoyunları kına gecelerinde, asker uğurlama törenlerinde oynanır. Hayvanları, meslekleri simgeleyen oyunlar halkı güldürüp eğlendirmeyi amaçlar. Kumar, Arap, Leylek, Bahar Çalgısı, Ramazan Hocası, Tütün Kıyma, Duvar örme. Kolan Dokuma gibi oyunlar aynı zamanda halkın yaşama biçimini yansıtır. Köçek ve Heyamola da müzikli seyirlik oyunlara örnek gösterilebilir.

Köçek: İki kişinin karşılıklı oynadığı bu oyunda, erkek oyunculardan biri kadın kılığına girer, yüzünü boyayarak bir peşkir takar, eteklik giyer. Kadınca davranışlarla seyredenleri güldürür.

Heyamola: İnebolu ve çevresinde Deniz Bayramı eğlencelerinde erkeklerin oynadığı oyunlardandır. Bir grup, yerde halka oluşturur, öbürleri onların omzuna çıkarak kule yaparlar. Kule kimi kez üç kata yükseltilebilir. Beceri isteyen oyunda oyuncular kuleyi kurduktan sonra müzikle sağa sola sallanarak oynarlar. Oyunun sözleri şöyledir:

Solo: Bismillahi başlayalım Koro: Helessahelessa

Solo: Ayva turunç taşlayalım Koro: Helessa yelessa Solo: Biz bu işi nişleydim

Koro: Helessa yelessa Solo: Bu yıl burda gışlayalım

Koro: Helessa yelessa

Heyamola yessa yessa

Mola heyamo

Ya mo heyamo

Mola heyamo

Helessa sellim yessa yessa yessa

Şeytan Çık: Oyunda bir hoca, yardımcısı, şeytan ve üç köylü vardır. Geniş bir alanda ya da köy odasında oynanır. Hocaya sakal takılmış, sırtı yastıkla kamburlaştı-rılmıştır. Yardımcısı güçlüdür, önünde su dolu bir kova vardır. Şeytan daha çok oyunu bilmeyenlerden seçilir. Hoca ortaya gelerek, daha önce oyunlar oynamış seyircilere "Hemşehriler, bir oynadınız, iki oynadınız, üç oynadınız. Bakıyorum oyunlarınız oyun değil! Hele bana bunun nedenini sorun söyleyeyim. Arkadaşlar vakit geçti, sebebini anlatayım. Darılmayın ama içinizde bir şeytan var" der. Köylüler bakınırlar. Biri bağırır: "Hoca öyleyse bu şeytanı sen ortaya çıkar", öbürleri de ona katılır, şeytanı bulmasını isterler. Hoca, seyirciler arasında gezinir, birkaç kişinin sırtını yoklar. Sonunda birini kolundan tutup alanın ortasına çeker, oturtur. Ceketini çıkararak, bir kolunu başına geçirir. Seyirciler gülüşürken, kulağına "Anaların doğuramadığı, babaların besleyemediği, ninelerin beleyemediği benim kulunum, tayım. Ben sana 'Şeytan çık' dediğimde 'Çıkmam' diye bağır" der. Şeytan bunu kabul eder. Hoca sağını solunu göremeyen şeytana bağırır: "Şeytan Çık", şeytan, "Çıkmam" der. Bu birkaç kez yinelenir. Bunun üzerine hoca üç kez ıslık çalar. Elinde su dolu kovayla bekleyen adam, ceketin kolundan suyu döker. Şeytan yerinden fırlar, kendiliğinden ortaya çıkmış olur. Seyirciler gülüşür.

Çocuk Oyunları: Kastamonu ve çevresindeki oyunlar öbür illerdeki oyunlara benzer. Erkek çocukların oynadığı cin kuyusu, ellebaş, geldi göçen, minder, çiydem, ateş oyunları, avcılık, askerlik, bezirgan başı, köse, esnaf, düğün, tuz yükü; kız çocukların oynadığı elhop kayası, çevirmeli elhop, bilye, dana, kuyu kayası, üç ve dokuz taş, takt ak, sobe takt ak. gibi oyunlar kimi ayrılıklarla öbür illerde de görülür. Bunlardan biri de Kastamonu'da "Köylen" denilen değnek oyunudur.

Köylen: 5-6 kişiyle oynanır. Oyunda herkesin bir sopası vardır. Bir de ağaçtan bir top kullanılır. Her oyuncu için topun sığabileceği büyüklükte çukurlar açılır. Biri ebe seçilir. Ebe, topu çukurlardan birine sokmaya, öbürleri de ellerinden geldiğince uzaklaştırmaya çalışırlar. Top kimin çukuruna girerse o ebe olur. Oyun böylece sürdürülür

kastamonu, halk, kulturu

turizm



İstanbul

17/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 

İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık ve iktisadi açıdan en önde gelen şehri, kültür ve finans merkezi.[2] Belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre, 12.8 milyonluk nüfusuyla, nüfus sıralamasında Avrupa'nın 1. Dünya'nın ise 5. büyük şehridir.

İstanbul Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur. İstanbul kıtalararası bir şehir olup, Avrupa'daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya'daki bölümüne ise Anadolu Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan İstanbul'un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin  40 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır. 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak olan şehirde  bu bağlamda hazırlıklar, çalışmalar ve projeler devam etmektedir.

Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul, 330 - 395 yılları arasında Roma İmparatorluğu, 395 - 1204 ile 1261 - 1453 yılları arasında Doğu Roma İmparatorluğu, 1204 - 1261 arasında Latin İmparatorluğu ve son olarak 1453 - 1922 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yaptı.[10] Ayrıca, hilafetin Osmanlı Devleti'ne geçtiği 1517'den, kaldırıldığı 1924'e kadar, İstanbul İslamiyet'in de merkezi oldu.

istanbul

turizm



Kastamonu TAHİREFENDİ (OSMANLI) KONAĞI

13/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 


             Tarih bakımından ilimizin en eski yapılarından birisi olarak kabul edilen bina zemin ve birinci kattan ibarettir.Binada ilk göze çarpan 18 Yy. mimarisini yansıtan tepe pencereler ve üstlerindeki vitraylardır. Kündekari oda ve dolap kapıları , ocak nişlerdeki alçı işlemeler binaya zenginlik katmaktadır.

Kastamonu Valiliği İl Özel İdare İdaresince Kasım / 1999 da satın alınmıştır.Turizm faaliyetlerinde kullanılmak üzere Kasım / 1999 da Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir.

İlin tanıtımına yönelik, turizm faaliyetlerinde kullanılmak üzere "OSMANLI KONAĞI" olarak teşkil edilecektir.Röleve ve restorasyon projeleri tamamlanmış olup, yapımına ilişkin Koruma Kurulu Kararı alınmıştır.

Onarım çalışmalarına 26.04.2001 tarihinde başlanılmış olup 21.06.2002 tarihinde bitirilmesi planlanmaktadır.

kastamonu, tahirefendi, osmanli, konagi

turizm



TORBALI - YAZIBAŞI HAT NO : 722

11/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 
KUŞÇUBURUN
İş Günleri Cumartesi Pazar / Tatil
TORBALI Kalkış YAZIBAŞI Kalkış
6:00 6:30
6:30 7:00
7:00 7:35
7:35 8:10
8:10 8:45
8:45 9:20
9:20 9:55
9:55 10:30
10:30 11:05
11:05 11:30
11:30 12:00
12:00 12:30
12:30 13:00
13:00 13:35
13:35 14:10
14:10 14:45
14:45 15:20
15:20 15:55
15:55 16:30
16:30 17:05
17:05 17:40
17:40 18:15
18:15 18:50
18:50 19:25
TORBALI Kalkış YAZIBAŞI Kalkış
6:00 6:30
7:00 7:30
8:00 8:30
9:00 9:30
10:00 10:30
11:00 11:30
12:00 12:30
13:00 13:30
14:00 14:30
15:00 15:30
16:00 16:30
17:00 17:30
18:00 18:30
19:00 19:30
TORBALI Kalkış YAZIBAŞI Kalkış
6:00 6:30
7:00 7:30
8:00 8:30
9:00 9:30
10:00 10:30
11:00 11:30
12:00 12:30
13:00 13:30
14:00 14:30
15:00 15:30
16:00 16:30
17:00 17:30
18:00 18:30
19:00 19:30

torbali, yazibasi, hat

guncel



KOYUNDERE - MENEMEN HAT NO : 749

9/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 
ASARLIK
İş Günleri Cumartesi Pazar / Tatil
KOYUNDERE Kalkış MENEMEN Kalkış
6:35 7:00
7:00 7:35
7:35 8:10
8:10 8:45
8:45 9:20
9:20 10:00
10:00 10:40
10:40 11:20
11:20 12:00
12:00 12:40
12:40 13:20
13:20 14:00
14:00 14:40
14:40 15:20
15:20 16:00
16:00 16:40
16:40 17:20
17:20 18:00
18:00 18:40
18:40 19:20
19:20 20:00
20:00 20:40
KOYUNDERE Kalkış MENEMEN Kalkış
6:35 7:00
7:00 7:35
7:35 8:10
8:10 8:45
8:45 9:20
9:20 10:00
10:00 10:40
10:40 11:20
11:20 12:00
12:00 12:40
12:40 13:20
13:20 14:00
14:00 14:40
14:40 15:20
15:20 16:00
16:00 16:40
16:40 17:20
17:20 18:00
18:00 18:40
18:40 19:20
19:20 20:00
20:00 20:40
KOYUNDERE Kalkış MENEMEN Kalkış
  7:40
7:00 8:20
7:40 9:00
8:20 9:40
9:00 11:00
10:20 12:20
11:40 13:40
13:00 15:00
14:20 16:20
15:40 17:00
17:00 17:40
17:40 18:20
18:20 19:00
19:00 19:40
19:40 20:20

koyundere, menemen, hat

guncel



Kastamonu Dokuma El Sanatları

7/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 

Kastamonu ve yöresi geleneksel el sanatları yönünden çeşitlilik ve zenginlik gösterir.Her ne kadar son yıllarda şehirlere sürekli göçler , teknolojik gelişmeler , hızlı ve ucuz üretim el sanatlarının giderek azalmasına karşın yine de Kastamonu ve çevresinde geleneksel el sanatlarının yaşadığını görmekteyiz.İşte bunlardan birkaçı:

Kastamonu ve İlçelerinin en yaygın gelir getirici olan el sanatı Çarşaf Bağı özellikle yerli dokuma "sarı kıvrak" yatak çarşaflarının iki uzun kenarına veya dört kenarına pamuk ipliğinden alet kullanılmaksızın kadınların parmak uçları tırnakları marifetiyle düğümler atılarak yapılan süslemelerdir.

Cide,Şenpazar,Küre,Azdavay,Pınarbaşı ilçelerinde keten dokumalarına rastlanılmaktadır. üz ve renkli dokuma olarak yatak çarşafı,en böze (kadın iş önlüğü,başörtüsü.peşkir, göynek) dokumalarına sık olmasa da rastlanmaktadır. Tosya ilçemizdeki tela imali giyim sektörünün ihtiyacı için yaşamaktadır.Düz, beyaz tiftikten iç kuşağı ve renkli üç dilim kuşağı, hamam kesesi Türkiye çapında aranmaktadır.
Kastamonu Merkez , Daday ve Devrekani ilçelerinde düz beyaz patiska bez üzerine , ıhlamur ağacı üzerine elle oyma veya kabartma olarak yapılmış bitkisel , geometrik motif işli , değişik boyutlarda ki ahşap kalıpların özel hazırlanmış tek renkli boyaya batırılıp basılması suretiyle Sofra Bezi "sini bezi" yapılmaktadır.

 

Çağımızdaki gelişmeler nedeni ile pek çok sanat dalı kaybolmaktadır. Bunlardan biri de oya sanatıdır. Kastamonu'da iğne oyacılığını geçim kaynağı olarak kullanan sanatkârlar hayatta iken bilgi ve görgülerini belgelemek amacıyla, bu araştırmaya başlanmıştır. Kastamonu merkez ilçesi Topcuoğlu, İsfendiyarbey, Aşağıİmaret, Kırkçeşme, Hisarardı, Beyçelebi, Ayalar mahallelerinde yaşamakta olan, 45-80 yaşları arasındaki 42 oya ustasına ulaşılmıştır. Yapılan görüşmeler sonunda, eserleri incelenmiş, örnekler alınmıştır.

 

İğne oyası, mendil, yazma, göynek yakası üzerine ipek İpliği ve iğne kullanılarak örülen veya örüldükten sonra dikilen düğümlü örgü sanatıdır.

Kastamonu'da hatıra iğne oyaları gelenek olarak, kutular içinde ve sandıklarda saklanıp nesilden nesile aktarılmaktadır. 80 yaşındaki oyacının anneannesinin annesinden kalma oya örneği, en az 150-200 yıllık oyadır. Kastamonu'da oyacılığın daha eski yıllardan bu yana var olduğu tahmin edilmektedir, iğne İle yapılan örgülerin XII. yüzyılda Anadolu'dan Yunanistan'a, oradan da Avrupa'ya geçtiği belirtilmektedir (Özben, 1948:4). Ulaşılan canlı kaynaklardan sağlanan bilgilere göre, Osmanlı'nın son döneminde de erkekleri savaşa giden kadınların tüccarlar aracılığı ile Avrupa'ya oya sattığı ve geçimini sağladığı öğrenilmiştir. Günümüzde az da olsa bu sanatı devam ettirenler bulunmaktadır.

Kadının önem verdiği bir konu da süslenmektir. İpeğin üretimi, oyanın yapılması tamamen kendi eseri olduğundan, daha ucuz bir şekilde süslenmesini sağlamakta; aynı zamanda sanat yönünü ortaya çıkardığından, ona toplumda bir statü kazandırmaktadır. Ayrıca, kadının ekonomik bağımsızlığını da sağlamaktadır.

Ayrıntılı bilgi için www.kastamonueldokuma.com adresinden öğrenebilirsiniz.

kastamonu, dokuma, sanatlari

turizm



Denizler yaşam kaynağımız; kirletmeyelim

4/06/2009 hasan   Yorumlar (0)

Cildin Mucizesi Salyangoz Kremi Tıklayın

 

Yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz oksijenin %70’ini denizlerin sağladığını?

Kanser ilaçlarının %65’inin deniz canlılarından ve bitkilerinden yapıldığını?

Ticari olarak avlanabilen balık türlerinin en az %70’inin gereğinden fazla ya da tamamen tüketildiğini ?

Buna rağmen;

Dünyada her yıl 450 milyar m3 arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöpün, endüstriyel ve tarımsal atığın denize atıldığını?

Denize saatte %50’si plastik olmak üzere 675.000 kg çöp atıldığını... Bunun da yılda toplam 6 milyon ton demek olduğunu ?

Türkiye’de sanayi tesislerinin %98 inde, belediyelerin %95inde, turizm tesislerinin % 81’inde atık arıtma tesisi olmadığını ?

Denizleri kirletmenin faturası ağır...

Her 20 kişiden 1’inin, bir kere kirli denize girmekten hastalanabildiğini?

Her yıl yaklaşık 250 milyon kişinin, kirli denizlere girdiği için mide-bağırsak enfeksiyonu ve üst solunum yolları hastalıklarına yakalandığını?

Denizlerdeki kirlilik nedeniyle her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşunun ve 100 bin deniz kaplumbağasının öldüğünü ?

1 cam şişenin 1 milyon yılda, 1 plastik şişenin 450 yılda denizde kaybolduğunu?

Denizlerdeki çöplerin her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşunu öldürdüğünü?

Akdeniz havzasının dünyadaki 34 sorunlu bölge içinde 3. sırada yer aldığını?

Deniz kirliliğinin küresel ısınmanın ana nedeni olduğunu?

denizler, yasam, kaynagimiz, kirletmeyelim

guncel